MADEN SUYU

MADEN SUYUNU BARDAKTA İÇMEYİN!
 Günde en az iki şişe tüketilen maden suyu vücudun tüm mineral ihtiyacını karşılıyor ve aynı zamanda mide hastalıklarına iyi geliyor, şeker hastalığı ve gutun tedavisinde, böbrekteki taş oluşumunun engellenmesinde de uzmanlarca tavsiye ediliyor. Maden suyu vücuttaki sıvı dengesinin sağlanmasında da önemli rol oynuyor. Ancak tüm bu faydaları sağlaması için maden suyunun bardakta değil cam şişesinde tüketilmesi gerekiyor… Vücudunuz gün içinde hareketle ya da çeşitli  sebeplerden sıvı ve mineral kaybeder.
Kaybettiğiniz bu değerleri günde en az 2 şişe Maden suyu içerek geri kazanmış olursunuz. Şişesinde tüketilen maden suyu kapağı açıldığında herhangi bir kabarcıklaşma
meydana gelmiyor ancak bardağa boşalttığınızda aşırı bir köpürme olup
maden suyundaki gazın (Co2) kaçmasına sebep oluyor. Bunun nedeni ise bulaşık  makinesinden çıkan bardakların dahi yeterince steril olmamasıdır.

İşte maden sularının içeriğinde yer alan ve sağlığınıza sağlık katan mineraller:

Magnezyum: Hücre zarı, hücre içi ve hücre  çekirdeğindeki  birçok  biyolojik  olaylara  etkilidir ve kas ile sinirlerdeki  elektrik  uyarılarının iletilmesini sağlar.
Kalp ve damar hastalıklarına karşı korunmanızı sağlar.
Enfarktüs  geçiren insanlarda  magnezyum düşüklüğü saptanmıştır. Damar sertliğine yol açan damarlardaki yağ ve kalsiyum birikmesi de genellikle  magnezyum eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Sodyum: Vücut sıvılarında en fazla bulunan elementtir ve sıvı dağılımı ile sıvı  dengesinin düzenlenmesini sağlar.
Ayrıca asit-baz dengesi ve sinir uyarılarının taşınması da sodyumun en önemli görevlerindendir.

Kalsiyum: Vücudumuzda en fazla bulunan elementtir. Kemik yapısının yanı sıra kas kasılmalarının düzenlenmesine, sinir uyarılarının taşınmasına, hücre zarlarında iyon değişimine, hormonların, sindirim enzimlerinin ve nöro transmitterler’in salgılanmasına yardımcı olur. Yaşla ilgili kemik kayıplarını ve kırılmalarını önler. İçerisinde kalori ve kolesterol olmadığı için maden suyu, kalsiyum açısından süte en iyi alternatif olmaktadır.

Bikarbonat: Mide hastalıklarına iyi gelir, şeker hastalığı ve gutun tedavisinde, böbrekteki taş oluşumunun engellenmesinde tavsiye edilir.

Sülfat: Bağırsakların ve safra kesesinin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Hamilelik, beslenmeye özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönem. İnsan vücudu bebeği besleyebilmek ve gelişmesini sağlamak için normalden daha fazla gıda, sıvı, mineraller ve vitaminlere ihtiyaç duyar. Bu katkıyı  doğal  yoldan  sağlayabilmek için  hamilelikte  düzenli olarak maden suyu tüketimi tavsiye edilir.
Öte yandan maden suyu, böbrek taşlarının oluşumunu da engeller. Aynı su gibi  maden suyu da tüketerek  vücudunuzda  böbrek taşı  oluşumunu  engelleyebilirsiniz,  çünkü böbrek taşının oluşumunun en büyük nedeni yeterli miktarda sıvı tüketilmemesidir.

Reklamlar

AILE VE ÇAY

Bir bardak çay deyip geçmeyin aslında bir çok gerçeği gösterir ve hayatımızdan bir kesittir.
Çayın alt demliği KAYNANADIR sürekli kaynar durur.
Hatta dikkat edilmezse taşabilir.
Üst demlik GELİNDİR alt demlik kaynadıkça onun hareketi artar.
Ama zamanla oda olgunlaşır ve demlenir.
GELİNİN KOCASI;  ise bardaktır.
Her iki çaydanlıktan da yeterince nasibini alır.
Biraz kaynana doldurur onu birazda gelin,
Bu nedenlede denge unsurudur.
Açık ya da demli çayın hoşa gitmemesi  bundandır.
ÇOCUKLAR; çayın şekeridir. Tat verir.
Çok şeker çayın lezzetini bozar.
Şekersiz çaya alışanlara ise bir tanesi bile fazla gelir.
GÖRÜMCE; ise çay kaşığıdır.
Arada bir gelir karıştırır gider.
KAYINPEDERE; gelince oda çay tabağıdır.
Çayın demine suyuna karışmaz.
Bir kenarda öylece oturur.
Sadece dökülenleri toplar ve çevreye zarar vermesini engeller.
Ancak arada boşaltılması gerekir yoksa taşıp herşeyi berbat edebilir.
ÇAY SÜZGECİ: ailenin sahip olduğu değerlerdir.
Aileyi dış müdahelerden korur.
Süzgecin delikleri büyük olursa çayın tadı kaçar.
Suyu ısıtan ateş ise hoşgörüdür.
O olmadan çay da olmaz.
Kısacası bir bardak çay AİLEDİR.
Ağız tadıyla içilen bir bardak çayın üzerine yoktur.
Yüzünüze bir gülümseme kondurabildiysem ne mutlu.

ÇOCUKLARIN YEMESİ GEREKEN 10 GIDA

Besleyici ve dengeli beslenmeyle çocuklarınızın sağlığını koruyabilirsiniz. Büyüyen küçük bedenlerin özel vitamin ve minerallere ihtiyacı vardır. Ancak ailelerin çocuklarına sağlıklı yiyecek yedirmesi çok zor oluyor. Bazı lezzetli yiyecekler, çocukların aktif yaşam tarzları için gerekli olan her şeyi karşılamaya yardım ediyor.
İşte çocukların beslenmesinde önemli yer tutan 10 süper yiyecek:

01-Tatlı Patates: Bu sağlıklı ve lezzetli sebze, potasyum, C vitamini, lif,folat, A vitamini, kalsiyum ve demir içeriyor. Dünyadaki en besleyici
yiyeceklerden biri olan tatlı patates, şeker hastaları için de iyi bir seçenek,çünkü kan şekerini dengelemeye yardım ediyor.

02-Brokoli: Bilindiği gibi lifle dolu olan Brokoli, gelişmekte olan çocuklar için en iyi gıdalardan birisi.Brokoli aynı zamanda vitamin ve mineral deposu. Çocuğunuzun görmesine ve hücre hasarından korunmasına yardım ediyor. Brokoliyi çiğ yiyerek çocuğunuz alması gereken tüm besinleri kazanıyor. Eğer çocuğunuz brokoli sevmiyorsa, gizlice yemeklerine katabilirsiniz. Ya da brokoliyi az yağlı salataya ve dip soslara ekleyebilirsiniz çocuklarınıza bu sebzeyi sevdirebilirsiniz.

03-Tam Tahıllar: Ekmekte, krakerlerde ve yulaflı kahvaltılıklarda bulunan tam tahıllı yiyecekleri çocuklar sever. Bu gıdalar folik asit, çinko, demir ve B vitamini bakımından zengindir. Ayrıca bazıları D vitamini ve kalsiyum ile de zenginleştirilmiştir. Kalp hastalığına karşı şimdiden çocuklarınıza tam tahıllı yemekleri vermeye başlayın. Ancak, doymamış yağ yani trans yağ içeren krakerlerden uzak durun. Hazır aldığınız
krakerlerde, gevreklerde paketlerin arkasındaki içerikleri mutlaka okuyun.

04-Peynir: Peynir çocuklar için süper bir yiyecektir, çünkü çocuklar peyniri çok sever. Kalsiyum, protein ve B12 vitamini bakımından zengin olan peynir, kemik oluşumunda çok önemli bir mineral olan fosfor içeriyor. Ayrıca, araştırmalar yemeklerden sonra peynir yemenin diş çürüklerini önlediğini gösterdi. Çocuklarınıza peynirli sandviç yapabilir, peyniri sağlıklı bir çorba ya da salatanın içinde sunabilirsiniz.

05-Yoğurt: Peynir gibi, yoğurdu da çocuklarınıza severek yedirebilirsiniz. Yoğurdun her porsiyonu kalsiyum, protein, karbonhidrat, B vitamini, çinko ve fosfor içeriyor. Canlı aktif kültür bulunan yoğurtlar ise bağışıklık sistemini destekliyor ve bağırsak sağlığını yükseltiyor. Tüm doğal yoğurtlara taze meyve katarak daha fazla besin değeri sağlayabilirsiniz. Az yağlı yoğurda çikolatalı cipsler veya kahvaltılı yulaf karışımı ekleyebilirsiniz. Çocuklarınız için başka bir alternatif olarak, yoğurdu meyve suyu katarak buzlukta dondurup dondurma yapabilirsiniz.

06-Ton Balığı: Konserve ton balığı ile çocuklarınızın protein, niasin, B vitaminleri, demir ve çinko ihtiyacını giderebilirsiniz. Omega 3 yağ asitleri içeren balık, beyin gelişimine yardım ediyor ve kalp sağlığını koruyor. Ton balığındaki civa seviyesinden dolayı çok fazla tüketmemelisiniz. Çocuğunuza ton balığını sandviçle ya da salatayla yedirebilirsiniz.

07-Yaban Mersini: Yetişkinler ve çocuklar için, yaban mersini vücut için en besleyici süper gıdalardan biridir. Potasyum, C vitamini, lif, karbonhidrat ve antioksidanlar içeren yaban mersini taze olarak her çocuğun beslenmesinde olması gereken bir besindir. Tatlı olduğu için çocuklar tarafından sevilen meyveyi, yoğurda, tahıl gevreğine ya da yulafa ekleyebilirsiniz. Kendinize ait taze yaban mersinlerini, küçük bir bahçede yetiştirip, taze taze çocuklarınıza yedirebilirsiniz.

08-Süt: Kalsiyum ve fosfor, sağlıklı kemik gelişimi için gerekli iki mineraldir. Süt, protein, enerji yakıtı olan karbonhidrat, A vitamini ve magnezyum ile kemikleriniz için faydalı diğer mineraller içeriyor. Tam yağlı süt, 2 yaşına kadar olan çocuklar için iyi, ancak 2 yaşından sonra sütteki yağ oranını azaltmalısınız. Birçok çocuk kurabiye ya da tahıl gevrekleriyle yediğinden dolayı sütün tadını sever.

09-Yumurta: İçeriğindeki proteinden dolayı süper gıda olan yumurta, çok faydalıdır. Proteinden başka yumurta, çocuklar için gerekli bir düzineden fazla vitamin ve mineralle dolu. Ayrıca A, D, E ve B grubu vitaminlerini önemli oranda içeren yumurta, içinde bulunan kolin sayesinde beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynuyor. Yumurtayı değişik şekillerde pişirebilirsiniz, çocuğunuz hangi şekilde seviyorsa onu uygulayın.

10-Sığır eti: Protein, B vitaminleri, niasin, çinko ve demir içeren sığır etinde, yumurta gibi beyin gelişimini sağlayan kolin de bulunuyor. Yağ ve kolesterol bakımından yetişkinlerin fazla yemekten kaçınması gereken et, küçük çocukların beyin ve vücut gelişimleri için oldukça faydalı. Dengeli bir yemek için eti sebze yemekleriyle birlikte verebilirsiniz. Hamburgerler ve küçük küçük parça şeklindeki etler başka bir seçenek olabilir. Ya da eti mangalda kebap olarak sebzelerle birlikte pişirebilirsiniz.

Kaynak: AktifHaber

CİLDİNİZE E-VİTAMİNİ DESTEĞİ

Cilt bakımıyla ilgili konularda sıkça duyduğumuz serbest radikaller; cildin bağ dokusuna ve hücrelerine zarar veren moleküllerdir.
Bunlar cilt hücrelerinin yenilenmesini önler, yaşlanmasına neden olur.
Cildimiz hassastır ve dışarıdan gelen olumsuz etkilere hemen tepki verir.
Kızarıklık, kaşıntı, kırışıklık, renk değişikliği, sivilce, siyah nokta gibi cilt problemleri, yeterince bakım yapılmayan ve antioksidanlarla desteklenmeyen ciltlerde görülür.
Hava kirliliği, mevsim geçişleri, zararlı güneş ışınları, kalitesiz kozmetik ürünler cildimizi tehdit eder.
Bu açıdan sağlıkla parlayan, genç ve pürüzsüz cilde sahip olmak için düzenli bakım yapmakla birlikte vitaminlerle içerden desteklemek gerekir.
Cildin dostu E Vitamini; hücrelerin yenilenmesini sağlar, yaşlanmaya karşı korur, serbest radikallerle savaşır.
Düzenli E Vitamini desteği ile cildimizin kalitesini düşüren serbest radikallere karşı önlem alabiliriz.
Çünki E vitamini içeriğinde yüksek oradan antioksidan bulunur ve cildimizi korur.
Cilt bakımı için kullandığınız ya da satın alacağınız yeni ürünlerin içeriğinde E vitamini olmasına özen göstermek, cilt sağlığınızı korumak için faydalı olacaktır.
E vitamini yalnızca cilt için değil bağışıklık sistemini güçlendirmek, sağlıklı saçlara sahip olmak için de gereklidir. Özellikle saç bakımı için tavsiye edilen zeytinyağı bakımının nedeni içeriğinde yüksek oranda E vitamini içeriyor olmasıdır.
Zeytinyağı, buğday, mısır, yulaf, balık, ceviz, soya fasulyesi yağı, ıspanak, maydanoz, lahana, kereviz, badem gibi besinlerde E vitamini oranı yüksektir.
Günlük beslenme planımıza yeterli miktarda E Vitamini içerikli gıdalar ekleyerek cilt sağlığımızı koruyabiliriz.
Yeşil salatalar ekleyeceğiniz zeytinyağı, günde 5-6 adet ceviz yemek bile cildiniz için gerekli E vitamini desteğini sağlamaya yardımcı olacaktır.

BULGUR:BAGIRSAK KANSERİ SAVASCISI

Bulgur, Anadolu insanının vazgeçilmez besin maddelerinden biridir. Özellikle kış aylarında bulgur tüketimi daha da artmaktadır.
Tıp dünyasında son zamanlarda yapılan araştırmalar da, bu değerli besin maddesinin son derece önemli bir özelliğini daha ortaya çıkardı.
Bu önemli özellik ne mi? Hemen söyleyelim: Bulgur, özellikle bağırsaklarda kanser riskini büyük oranda azaltıyor.
Bazı kişiler tarafından “köylü yiyeceği” diye nitelendirildiği için sofralardan uzak tutulan bulgur, besin değeri yanında vitaminler açısından da son derece zengin bir gıda maddesi..
Besin değeri
Gaziantep Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Bölümü’nde uzun süredir yürütülen çalışmalarda elde edilen sonuçlara göre; bol miktarda fiber ihtiva eden bulgur, düzenli olarak tüketildiğinde bağırsak kanseri riskini engelliyor.
Bulgurun besin değerine gelince; 100 gram bulgur, vücuda yaklaşık 350 kalori verir.
Ayrıca 69.8 gram karbonhidrat, 12.5 gram protein, 1.5 gram lipid, 40 miligram kalsiyum, 3.5 miligram demir, 0.40 miligram B1 vitamini, 0.04 miligram B2 vitamini ve 4.3 miligram niacin içermektedir.
Stratejik gıda
4000 yıldan beri besin maddesi olarak kullanılan bulgurun, Dünya Gıda Örgütü’nün açlık sınırındaki ülkelere gönderdiği gıdalar içerisinde yer alması, önemini bir kat daha artırmaktadır.
Bizim kıymetini ve önemini pek bilmediğimiz bulgur, dengeli beslenmeden taviz verilmeyen Beyaz Saray mutfağında dahi eksik olmayan emsalsiz bir gıda maddesidir.
Bazı ülkelerdeki ordularda radyasyona karşı dayanıklı olduğu için stratejik gıda olarak kabul edilen ve nükleer savaş dönemleri düşünülerek stoklarda tutulan bulgur, kolay hazırlanabilmesi ile de önemli avantaj oluşturuyor.
Anne adayları için faydalı bir yiyecek
Bebeğin anne karnında sağlıklı büyümesine büyük katkı sağladığı belirlenen bulgurun hamileler tarafından bol bol tüketilmesi tavsiye ediliyor. Bulgurun folik asit açısından ne kadar zengin olduğunun toplumda yeterince bilinmediğini belirten Gaziantep Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bayram, anne adaylarının sağlıklı bebek dünyaya getirmeleri için yeterince almak zorunda olduğu bir vitamin türü olan folik asidin, beyin ve omurilik hastalıklarının oluşumunu önleyen (B) grubundan bir vitamin türü olduğunu söyledi.
Doç. Dr. Mustafa Bayram bu konuda şunları dile getirdi:
“Anne adayları, bebeklerini, folik asit yetersizliğinin neden olduğu rahatsızlıklardan korumak için bulgura sofralarında daha çok yer vermeli. Folik asit yetersizliği yaşayan kadınların, anemi, anemiden kaynaklanan yorgunluk, nefes darlığı ve ishal ile kilo kaybı, çarpıntı ve huzursuzluk gibi olumsuzlukları daha sık ve daha yoğun yaşadıkları biliniyor.
Anne, bulgur yemekleri yiyerek bebeğini de kendini de bu olumsuzluklardan koruyabilir.”
Kıymetini bilmiyoruz
Yeşil çay ve ısırgan otu gibi, bizim pek tüketmeye alışkın olmadığımız besinlerin kanser düşmanı olduğu biliniyor.
Ama tüketimi ülkemizde çok yaygın olan bulgur var ki o da tam anlamıyla bir kanser düşmanı.
Ayrıca bağırsakların düzenli çalışmasını sağlıyor, kabızlığı önlüyor, sinir bozukluklarını gideriyor, zihni dinlendiriyor ve enerji veriyor.

RUH HALİMİZE GÖRE BESLENME

Yediğimiz besinlerin ruh halimizi etkilediğini ve ruh durumumuza göre yenilen besinlere dikkat edilmesi gerektiğini kaç kişi biliyordu acaba?
Örneğin, sinirliyken makarna yiyip kafeinli içeceklerden uzak durmak gerekirken, endişeli zamanlarda da bol sıvı tüketmek gerekiyor
Bezginlik: Bu duruma karşı sebze grubu yiyecekler tercih edilmeli. Yediğiniz sebzelerin çiğ olmasına dikkat edin. Yavaş yemeye özen gösterin.
Yorgunluk: Bezelye ve havuç, yorgunluğa karşı birebir. Taze sıkılmış meyve suları ve evde yapılan meyveli yoğurtlar da yararlı.
Çekingenlik: Kuru baklagiller ve fosfor açısından zengin besinler önerilir. Bulgur, mercimek ve balık türü yiyecekler de yenmeli.
Agresiflik: Yağlı tohumlar, özellikle fındık, ceviz ve fıstık yenmesi gerekir.
Keyifsizlik: Kendinizi ödüllendirin; pizza, döner, hamur, ne istiyorsanız onu yiyin.
Endişe: Vücutta aşırı sıvı kaybı olacağından hafif çorba, komposto, meyve suyu içilmesi gerekli.
Hayal kırıklığı: Enginar ile kereviz bu duruma karşı oldukça etkili. Sebzeler hayal kırıklığını hafifletici etki içeriyor.
Yalnızlık: Domates, biber, patlıcan, patates yalnızlık duygusunu hafifletiyor.
Aşırı öfke: Ekmek, makarna, sebze, meyve yenmeli. Kırmızı et ve kafeinli içecekler öfkeyi tetikler.
Depresyon: Çok fazla olmamak kaydıyla çikolata yenmesi gerekir. Şekerli, sütlü tatlılar da yenebilir. Vücudun mutlaka şekerli besin alması gerekir.
Özgüven: C vitaminli yiyecekler önerilir. Yeşil biber, maydanoz, haşlanmış patates ve kuşburnu insana güven verir”.

YUMURTA [CANLI ENERJİ DEPOSU TEK GIDA]

Et, süt ve peynir gibi protein depoları “ölü enerji” kaynakları…
Yumurta ise “canlı enerji”yi barındıran tek protein gıdası..
Bilindiği gibi yumurta döllenmesi halinde yeniden bir canlı meydana getirebilmekte.
Bu yönüyle yumurta gençlik mucizesi sunuyor..
GENÇLİK OMLETİ:
Mucize etkileri olan bir omlet tarifi:
MALZEMELER:
3 yumurtanın beyazı
1 yumurtanın sarısı
Biber
Maydanoz
Haftada üç gün 3 yumurta akı, 1 yumurta sarısı ve içine ekleyeceğiniz taze biber ile maydanozdan oluşan omleti tüketirseniz, genç kalmanın yoluna erişirsiniz… 

YUMURTANIN FAYDALARI
Anne sütünden sonra insan vücudunun ihtiyacı olan tüm besin maddelerini bulunduran tek besin yumurtadır.
Yeni bir yaşamın özü olduğu düşünülürse, yumurtanın besleyici değerinin yüksek olması şaşırtıcı bir şey değildir…
1-Yumurta bütün besinler içerisinde en kaliteli proteini içerir. Çünkü yumurta proteininde insan vücudunda sentezlenemeyen ve kesinlikle besinler ile dışarıdan alınması gerekli olan “elzem amino asitleri” mevcuttur.
2-A, D, E ve B grubu vitaminleri başta olmak üzere diğer vitaminlere de önemli oranda sahiptir.
3-Sarısında bulunan A vitamini gözün iyi görmesini sağlar.
4-Kemik gelişimi ve sağlıklı dişlere sahip olmak için gereklidir.
5-Vücut hücrelerinin gelişmesine de yardımcı olur.
6-Solunum ve sindirim sisteminin sağlıklı olmasını ve enfeksiyonlara karşı korunmasında etkilidir.
7-D vitamini, insan vücudunda kalsiyumun kullanılmasına yardım eder. Yumurta sarısı, D vitamini sağlayan bir kaç besinden birtanesidir ve güneş ışınlarından da yeterince faydalanıldığında yumurta özellikle çocuklarda D vitamini eksikliğine bağlı kemik bozukluğu oluşmasını önler.
8-Yumurta E vitamini yönünden de oldukça zengindir. E vitamini oksidasyonu önleyici etkisinden dolayı, vücudumuzu zararlı maddelere karşı korur.
9-B grubu vitaminleri bazı besin öğelerinin vücutta enerjiye çevrilmesi için gereklidir. Yumurta özellikle B2 vitamini açısından çok zengindir. Bu vitamin deri ve göz sağlığı için de gereklidir.
10-Ayrıca yumurta da bulunan kolin, beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynamaktadır.
11-Yumurta, demir ve çinko gibi sağlığımız için çok önemli olan mineralleri de içermektedir. Demir, kan yapımı için gereklidir. Demir yetersiz alındığında anemi (kansızlık) oluşur.
12-Yumurtada C vitamini bulunmamasına rağmen C vitamini açısından zengin bir besinle tüketilirse yapısındaki demirin emilimini artırmış olursunuz.
13-Yumurtadaki çinko minerali özellikle büyüme-gelişme ve bağışıklık sisteminde rolü olduğu için çok önemlidir.
14-Yumurtanın yağ içeriği düşüktür. Büyük bir yumurtada 4.5 gram civarında yağ bulunur. Bunun 1.5 gramı doymuş yağ asitleri, kalan kısmı ise, doymamış yağ asitleridir.
15-50 gramlık bir tavuk yumurtası 70 kalori verir. 4 adet yumurta, iki kibrit kutusu büyüklüğünde, yani 100 gram orta yağlı beyaz peynirin verdiği kaloriye eşittir.

YUMURTA KOLESTEROLÜ ARTTIRIR MI?
Bir adet yumurtanın beyazında, kolesterol ve yağ yoktur ancak sarısında 213 mg kolesterol bulunur.
Besinlerdeki yüksek kolesterolün, kan kolesterolünde direkt artışa neden olduğu düşünülmüş ve bu nedenle yumurta tüm diyetlerden uzak tutulmuş ve az tüketilmiştir.
Eğer kolesterol metabolizması bozukluğunuz yoksa, yeterli ve dengeli olarak tüm besin gruplarını tüketiyorsanız, vücudunuz ideal ağırlığında ise, fiziksel olarak aktifseniz ve sigara kullanmıyorsanız, yumurtanın yüksek kolesterol içeriğinden dolayı endişe duyulmasına gerek yoktur.

VEJETERYAN İÇİN ETİN YERİNİ ALIYOR

Şayet bir vejeteryan iseniz, yumurtayı masanızdan eksik etmemelisiniz. Yumurtanın içinde bulunan A, D, E, B12 ve B6 vitaminleri et tüketmeyen vejeteryanlar açısından önemli bir protein kaynağı.
Yumurtanın içinde C vitamini bulunmadığı için, içeriğindeki demirden faydalanmak üzere yumurtanın, portakal suyu, maydanoz, yeşil biber ve domates ile birlikte tüketilmesi öneriliyor.

ENDER SARAC
InternetHaber

SISMANLIGIN SEBEPLERI

Uzmanlar diyorki:
Sismanliga su hatali davranislar sebep oluyor.
1-Az su icmek.
2-Yemek saatleri arasinda atistirmak.
3-Hizli yemek, buyuk lokmalar almak, az cignemek.
4-Sik sik ogun atlamak.
5-Yemek zamanini cok fazla uzatmak
6-Sikintili veya stresli durumlarda asiri yemek.
7-Aksamdan sonra yatincaya kadar surekli yemek.
8-Gune gec baslamak, 8 saatten fazla uyumak.
9- Sevilen yiyecekleri goz onunde bulundurmak.

DEMLİKTE KALAN ÇAYI ATMAYIN

Saçınız mat mı?
Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor .
Ayağınız mı kokuyor?
Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.
Boğaz ağrılarında
Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarında ªgargara olarak kullanılır.
Cildiniz çok mu yağlı?
Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun,balsam vazifesi görün.
Derinizdeki yaraların temizlenmesi
Çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz.
Eliniz balık, soğan mı kokuyor?
Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor. Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. işte kurtarıcınız yine çay. Elinizi demli
çayla yıkayın. Bakın bakalım hiç koku kalmış mı?
Gözünüz çapak mı yapıyor?
Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve etrafına tatbik edin .
Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız?
Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın, diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir.
Buzdolabınız koku mu yapıyor?
Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.

ÇİLEK

Çilekte neler var?
100 gr. çilekte 59 mg. C vitamini, (bu oran limondan bile fazla)
1 mg. sodyum,
174 mg. potasyum,
21 mg. kalsiyum var.
Kalorisi ise 37.
Eğer diyet yapıyorsanız, nasılsa meyvedir, bir şey yapmaz diyerek bol bol da yemeyin.
Çunku Çilek hazma yardımcıdır ama  aynı zamanda hazmıda zor olan bir meyvedir.
Midesi  hasta ya da tembel olanlar çileğin suyunu içmeliler.
Bu gibi rahatsızlıkları olanlar frenk üzümü ile karıştırarak az miktarlarda yerlerse kolay hazmederler.
Cilt hastalığı olanlarda  ise kaşıntı yapabilir.

ÇİLEK’in YARARLARI:

1-Çilek diş taşlarından doğal yöntemle kurtulmanın formülünü taşıyor.
İçinde bulunan çeşitli asitler diş diplerinde biriken taşları eritir.
Bunun için yapmanız gereken, çilek mevsiminde günde 3-4 defa 1 fincan taze sıkılmış çilek suyu ile dişlerinizi  fırçalamak

2-Çilek aynı zamanda güzellik kaynağı…
Yüz ve boyunda kırışan kısımlara sürülen çilek losyonu, tazelik ve pembe bir renk sağlar.
Losyon nasıl hazırlanacak diyorsanız, doktor tarifini verelim;
Çilek losyonu ve kullanma sekli:
5-6 tane çilek bir bezde sıkılır.
Bir yumurta akı çırpılarak ilave olunur ve tekrar çırpılır ve bu sırada 20 damla gülsuyu ilave edilir. Hazırlanan losyon tampon yapılarak boyuna sürülür.
Bir saat beklendikten sonra içine 15 gr yemek sodası konulmuş 1 litre ılık su ile yüz ve boynunuz silinir.

3-Kuru cildin dermanı:
Çilek kuru ciltleri besler ve pul pul olup dökülmesini önler.
Bunun için özel bir maske hazırlanması gerekiyor.
Bu maske aynı zamanda yüzdeki kırışıklıkları da yok eder…
Kuru ciltler maske hazırlanışı:
Bir avuç taze çilek ezilip yulaf unu ile birlikte karıştırılır.
Bir adet yumurta sarısı ile iki çorba kaşığı yoğurt çırpıldıktan sonra çilek hamuruna eklenir,
Krem kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.

4-Çilek, çocuk ve büyüklerde bağırsak kurtlarını dökmede birebir…
Bunun için sabah aç karnına bolca çilek yenilmesi öneriliyor.
Öğlene kadar da üzerine başka bir şey yemeyin…
3 gün buna devam ettiğinizde bağırsak kurtları sorunu halloluyor.

5-Çileğin kök ve yaprakları da çok faydalı…
Hazırlanacak çilek çayı mafsal iltihabı, damar sertliği ve yüksek tansiyonun dermanı oldugu gibi, ayni zamanda Böbrek’teki kum ve taş dökümü için de çok yararlıdır.
Bu sıvının hazırlanışı şöyle;
300 gr yaprak ve kök 1 gece ıslatılır.
Ertesi gün 1 litre suda 20 dakika kaynatılır…
Elde edilen sıvı çay gibi tüketilebilir.
Bu sıvı hastaların bolca terlemesini sağlar, karaciğerin şişliğini de giderir…

6-Çilek aynı zamanda vücuttaki tüm salgı bezlerini mükemmel bir ahenkle çalıştırır…
Bu da sizi zinde ve kuvvetli yapar… “

7-Çilek iyi bir idrar söktürücü…
Üre asidi ve ürat tuzları birikintilerini, vücutta birikmiş zehirli maddeleri dışarı atar.

8-Romatizmaya derman:
Çilekte diğer meyvelerde bulunmayan salisilik asit vardır. Bu romatizma ilacının esas maddesidir. Romatizma,  
Mafsal iltahabı (Artarit),  
Eklemlerde ürat birikmesi (damla hastalığı),
Damar sertliğini önler, varsa zamanla bunların geçmesini sağlar.

9-Çilek damarları temizler ve vücuttaki fazla suyu atarak yüksek tansiyonu düşürüyor.

10-Karaciğerin iyi çalışmasını sağlar.
Safra salgısını da artırır.
Böbrekte oluşan kum ile safra taşını döker… Tekrar oluşmasını da engeller…

11-Çilek iyi bir iştah açıcıdır.
Mide ve bağırsakları çalıştırır.
Özellikle suyu bağırsaklardaki zararlı mikropları öldürür. Bağırsak bakterilerinin zehir saçmasını önler

12-Karındaki pekliği gideren çilek, bağırsaklardan kanın zehirlenmesini önler…
Bu da cildin sivilcelerle dolmasının önünü kapar…
Yani dolaylı olarak sivilcesiz bir cildin anahtarı da çilektir…